1 Kasım 2010 Pazartesi

Bir Akşam, İsmail, ben, Deniz Baykal, aşk, ihanet, politika vs.

 Bugün Habertürk'te Yiğit Bulut'un konuğu Deniz Baykal'dı, lafı uzatmayayım  seyrettiğimiz 5-10 dakikalık kısımda Baykal yeni yönetimi  eleştiriyor , öne pek çok ismin çıkması gerektiğinden dem vuruyordu. Yani gerçekten hayret sizin yıllardır aklınız neredeydi, ben tabi seyrederken sinirleniyorum, söyleniyorum, İsmail'ciğim de beni mütebessim izliyor, dalga geçme filan diyorum,yok sen konuş cevap ver-bak ben susuyorum-hadlerini sen bildir -gibi şeyler söylüyor; sonra ben TV izlemeye ara veriyorum, biraz zaman geçiyor ,ben çay kahveyle dönüyorum, İsmail Baykal'a bakalım mı diyor, bırak Allahaşkına diyorum, sonra lafı nasıl saptırıyorsam, sen  herkesin ilerlemesini engelle, yetmedi sekreterinle beraber ol, hadi aldatıyorsun, kadın da evli , bir de partide paye veriyorsun o da istediğini engelliyor (Sevilay Yükselir'den okuduğum kadarıyla)filan şimdi yazarken tasvip etmediğim şekilde atıp tutuyorum(gerçi taraflardan da net bir yalanlama gelmedi), İsmail'in beni seyretme şekline gülmeye başlıyorum "niye benle eğleniyorsun" diye soruyorum, karşımda( yakın görüş alanında anlamında) böyle koooooooskoca biri var ,onunla eğlenmeyeceğim de kiminle eğleneceğim , başkasıyla mı eğleneceğim ,-TV'yi işaret edip-başkalarıyla eğlenenlerin hali ortada derken kahkayı basıyoruz.
Şimdi okuyanlar açısından eeeeeeeee bize ne denilebilecek bir geyik muhabbetini yazmış bulunuyorum, ama ben bu sohbeti hatırlamak istiyorum valla, onun için yazdım, hem de bu bir blog tabi, kimse de Yaşar Kemal okuyacağını düşünerek bu sayfaya girmez nasıl  olsa değil mi efendim???