7 Ocak 2014 Salı

Bloguma uzun zamandır yazı yazmıyordum, geçen iki yılda başka oluşumlarda (şimdi kapanmış olan) yazdığım yazıları buraya taşıyacağım, böylece bütün yazılarım aynı çatı altında toplanmış olacak.



İnsana Tapmak

Artık olanlarla ilgili bir şey yazmayacağım , isteyen gerçeği görür ve vicdanı doğrultusunda kararını verir. İstemeyen de gerçeğe gözünü kapar, inanmak istediğini dinler, onun sözleri gerçek mi değil mi diye sorgulamaz, gerçek kabul eder ve o doğrultuda davranır…

Beni şaşırtan  “Allah’tan başkasına tapılmaz” diyecek pek çok insanın resmen bir insana tapması ve onun ağzından çıkanı Allah kelamı kabul etmesi…

En acımasız tepkilerine bile “adamcağız  ne güzel , ne yumuşak yaklaşıyor “ şeklinde yorum getirebilmek  nasıl bir anlayışın, eğitimin, terbiyenin , vicdanın ürünüdür merak ediyorum…

Bu tutum aslında Tanrısal anlam yüklenen insan/ insanlar için de çok zorlayıcı aslında… Bazan vay ben neymişim duygusu insanı mutlu etse de , genelde bu çok büyük de bir yüktür …Bir noktadan sonra insan delirme noktasına bile gelir maazallah…

Bir insanın en yüksek  sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik seviyede olduğunu varsaysak bile onun da etten kemikten olduğu duyguları olduğu gerçeği değişmez . Her insanın hata yapma hakkı vardır, ama onu gözünde çok büyüten ve her şekilde arkasından giden biri ilk hatasında bunu fark etmese bile onuncusunda fark eder değil mi ? Fark eder çünkü o da aklı ve sezgileri olan biridir ve o da bir değerdir . Peki hiç fark etmiyorsa sorun nerededir?

Başka bir insanı Tanrı yerine koymak ve kendini yok saymak , kişiliksizleştirmek  neyin sonucudur? Bir insan bu noktaya nasıl gelir?
Bir de şunu sormak isterim ki madem bir insan bu kadar Tanrısallaştırılacak kadar yücedir-Tanrı kulundan kendi için bir şey istemez, kulunun daha iyiye doğru gitmesini ister ve bunun için de akıl- fikir vermiştir-gerçekten istediği sadece kullarının iyiliği midir?
Benim kafam çok karışık, siz ne dersiniz???

( 2013 Yazı)