Bloguma uzun zamandır yazı yazmıyordum, geçen iki yılda başka oluşumlarda (şimdi kapanmış olan) yazdığım yazıları buraya taşıyacağım, böylece bütün yazılarım aynı çatı altında toplanmış olacak.
İnsana
Tapmak
Artık
olanlarla ilgili bir şey yazmayacağım , isteyen gerçeği görür ve vicdanı
doğrultusunda kararını verir. İstemeyen de gerçeğe gözünü kapar, inanmak
istediğini dinler, onun sözleri gerçek mi değil mi diye sorgulamaz, gerçek
kabul eder ve o doğrultuda davranır…
Beni
şaşırtan “Allah’tan başkasına tapılmaz”
diyecek pek çok insanın resmen bir insana tapması ve onun ağzından çıkanı Allah
kelamı kabul etmesi…
En acımasız
tepkilerine bile “adamcağız ne güzel ,
ne yumuşak yaklaşıyor “ şeklinde yorum getirebilmek nasıl bir anlayışın, eğitimin, terbiyenin ,
vicdanın ürünüdür merak ediyorum…
Bu tutum
aslında Tanrısal anlam yüklenen insan/ insanlar için de çok zorlayıcı aslında…
Bazan vay ben neymişim duygusu insanı mutlu etse de , genelde bu çok büyük de
bir yüktür …Bir noktadan sonra insan delirme noktasına bile gelir maazallah…
Bir insanın
en yüksek sosyo-kültürel ve
sosyo-ekonomik seviyede olduğunu varsaysak bile onun da etten kemikten olduğu
duyguları olduğu gerçeği değişmez . Her insanın hata yapma hakkı vardır, ama
onu gözünde çok büyüten ve her şekilde arkasından giden biri ilk hatasında bunu
fark etmese bile onuncusunda fark eder değil mi ? Fark eder çünkü o da aklı ve
sezgileri olan biridir ve o da bir değerdir . Peki hiç fark etmiyorsa sorun
nerededir?
Başka bir
insanı Tanrı yerine koymak ve kendini yok saymak , kişiliksizleştirmek neyin sonucudur? Bir insan bu noktaya nasıl
gelir?
Bir de şunu
sormak isterim ki madem bir insan bu kadar Tanrısallaştırılacak kadar
yücedir-Tanrı kulundan kendi için bir şey istemez, kulunun daha iyiye doğru
gitmesini ister ve bunun için de akıl- fikir vermiştir-gerçekten istediği
sadece kullarının iyiliği midir?
Benim kafam
çok karışık, siz ne dersiniz???
( 2013 Yazı)