DÜŞERKEN/ ÇIKARKEN
Hiç keyfim yok uzun zamandır, diye bir şarkı vardı hani...Benim de yok maalesef epeydir, epey de olmayacak gibi...Blogumu oluşturalı üç yılı geçti , çok yoğun yazamadım, bu süreçte zaten ekonomik krizdeydik, ekonomik kriz yaşayan diğer insanlar gibi hep tedirgin, hep kaygılıydım; ama geçecek bitecek her şey normale dönecek umudu taşıyordum, keyfim yerine gelince yoğun yazarım diye düşündüm...Sıklıkla ve keyifli yazılar yazmaktı amacım. Yazdığım bazı yazılarda da o keyfi yakaladım biraz...Ama şimdi zurnanın son deliğine gelmek üzereyiz, artık umut kapılarımız mı yoksa rızık kapılarımız mı bilemiyorum kapandı...Bu ifade biraz yanlış oldu ; ama başka türlü ifade edemedim...
Şimdi yeni başlangıçlar yapacağız ve herhalde dipten çıkacağız, bunun nasıl olacağını tam bilemiyorum, göreceğiz, birtakım çabalar sarf ediyoruz , bunların sonuç getirip getirmeyeceğini zaman gösterecek...Hayatımızın altı üstüne gelecek, internette çok dolaşan sözdeki gibi belki altı üstünden daha güzel olacak...Eğitimli ama çalışmayan bir anneyim, çocuklarıma kendim baktım, bundan da çok ama çok memnunum...Lakin şimdi 42 yaşında iş hayatına nasıl başlayacağım, bilemiyorum...
İnsan CV'sine "akıllıyım, uzun süreli belleğim çok iyi, iletişim becerim yüksek, dürüstüm, iyi niyetliyim, gayretliyim, kültürden, sanattan, siyasetten haberdarım ..." yazsa iş bulabilir mi?
Hayalim yazmak ve radyo programı yapmak, insan yazar tabi , fakat bunun paraya dönüşmesi uzun zaman alır; radyo programı yapıp geçinebilmek içinse epeydir o işin içinde olmak veya bir şekilde ünlü olmak gerekir herhalde...Ancak bu konuda mucizelere inanmayı sürdüreceğim, Murathan Mungan'ın "Yüksek Topuklar" kitabında bir yerde keşfedilmeyi beklemenin nafile bir çaba olduğundan bahsedilir, yine de bir gün bir lokanta ya da kahvede şen kahkahalarım ve kuvvetli çeneme denk gelen bir medya patronu/ veya yöneticisi benden bir "Radyo Yıldızı " yaratacaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaak....
Şimdilik Almanca Ögretmenliği diplomamla iş arayacağım, başka bir şehirde yaşamayı da göze alarak...Allah benim ve ailemin yardımcısı olsun...
Bu zaman içinde arkadaşlarımın azalacağının , bazılarının dostluğuyla yanımda ve geleceğimde yer alacağının farkındayım. Benim bu yaşta yaşadığım şeyleri insanlar genelde yirmili yaşlarında yaşar, belki şimdi yaşamamın nedeni şimdi kaldırabilecek güçte olmamdır...
Çocukluğumda ve genç kızlığımda hiç maddi sıkıntı yaşamadım; manevi sıkıntılarım vardı o zamanlar...Dört yaşımda annem ölmüştü ve babaannemlerle yaşamaya başladım. Ben altı yaşındayken babam evlendi ve ben babamı 15 günde bir iki saat görerek , hiçbir tatilimi beraber geçirmeyerek yaşadım. Üvey annem bütün hayatını kendi seçtiği 10-15 kişiyle yaşamayı seçmişti çünkü...Bana 7 yaşımda "Sen babanı sık görmek istiyorsun, ama o zaman ben yalnız kalırım, benim yalnız kalmamı ister misin?" dedi...O da öldü annem gibi, o zaman ben iki yaşında çocuğu olan bir anneydim...
Şimdi babaannemlerle yaşamış olmanın bir lütuf olduğunu fark ediyorum, o zaman canım acımış olsa da...Ben hayatımın ilk yarısında yaşadığım sıkıntılarla , bu dünyadaki sıkıntı borcumu ödediğimi düşünür ve gelecekten hiç korkmazdım...
Aslında gerçekten esasen önemli olan hazineye sahibim, sağlıklı ve sevgi dolu bir aile, birkaç iyi dost, bunun için şükrediyorum, hem de milyonlarca defa ....Bir de" para denen şey olmasaydı , iyiydi " derim de , diyemiyorum , çünkü bu gerçek ve "Yalan Dünya"da Zerrin'in "Cihangir Seni Yeneceğim ulan "dediği gibi , ben de bir çözüm bulacağım ulan...(Zerrinsel değil kendimize göre elbette)...
Bu zaman içinde arkadaşlarımın azalacağının , bazılarının dostluğuyla yanımda ve geleceğimde yer alacağının farkındayım. Benim bu yaşta yaşadığım şeyleri insanlar genelde yirmili yaşlarında yaşar, belki şimdi yaşamamın nedeni şimdi kaldırabilecek güçte olmamdır...
Çocukluğumda ve genç kızlığımda hiç maddi sıkıntı yaşamadım; manevi sıkıntılarım vardı o zamanlar...Dört yaşımda annem ölmüştü ve babaannemlerle yaşamaya başladım. Ben altı yaşındayken babam evlendi ve ben babamı 15 günde bir iki saat görerek , hiçbir tatilimi beraber geçirmeyerek yaşadım. Üvey annem bütün hayatını kendi seçtiği 10-15 kişiyle yaşamayı seçmişti çünkü...Bana 7 yaşımda "Sen babanı sık görmek istiyorsun, ama o zaman ben yalnız kalırım, benim yalnız kalmamı ister misin?" dedi...O da öldü annem gibi, o zaman ben iki yaşında çocuğu olan bir anneydim...
Şimdi babaannemlerle yaşamış olmanın bir lütuf olduğunu fark ediyorum, o zaman canım acımış olsa da...Ben hayatımın ilk yarısında yaşadığım sıkıntılarla , bu dünyadaki sıkıntı borcumu ödediğimi düşünür ve gelecekten hiç korkmazdım...
Aslında gerçekten esasen önemli olan hazineye sahibim, sağlıklı ve sevgi dolu bir aile, birkaç iyi dost, bunun için şükrediyorum, hem de milyonlarca defa ....Bir de" para denen şey olmasaydı , iyiydi " derim de , diyemiyorum , çünkü bu gerçek ve "Yalan Dünya"da Zerrin'in "Cihangir Seni Yeneceğim ulan "dediği gibi , ben de bir çözüm bulacağım ulan...(Zerrinsel değil kendimize göre elbette)...